05Hikâye

Yazı

Hiyeroglifler ve Reşit Taşı

Tapınak duvarlarında hiyeroglifler her yüzeyi kaplar: büyük bir ustalıkla oyulmuş kuşlar, gözler, eller ve aletler. Bunlar yalnızca resim değil, kelime işaretleriyle ses işaretlerini bir arada kullanan, binden fazla farklı işaretten oluşan bir yazı sistemidir. MÖ 33. yüzyıl civarında ortaya çıktılar; okunabilen en eski cümle MÖ 28. yüzyıldan, bilinen son yazıt ise Philae'de, MS 394'ten. Hiyeratik ve demotik yazılar onlardan doğdu; Fenike alfabesine, yani bugünkü pek çok harfin atasına giden yazı zinciri de öyle. Yüzyıllarca okunamadılar; ta ki 1799'da deltadaki Reşit kasabası yakınında, MÖ 196 tarihli bir fermanı üç yazıyla, hiyeroglif, demotik ve eski Yunanca olarak taşıyan granodiyorit bir levha bulunana dek. Metin üç versiyonda neredeyse aynı olduğu için taş anahtar oldu ve Champollion 1822'de Mısır yazılarını çözdüğünü duyurdu. Taş bugün British Museum'da; özgün yazıtlar ise hâlâ Edfu, Kom Ombo ve Karnak'ın duvarlarını kaplıyor.

1.000'den fazla
Hiyeroglif işaret
MÖ 196
Reşit Taşı fermanının tarihi
1799
Reşit Taşı'nın bulunuşu
1822
Mısır yazılarının çözülüşü

Öne çıkan yerler

  • Son hiyeroglif yazıtAsvan'daki Philae tapınağında, MS 394.